Maalesef yine bir depremle karşı karşıya geldik. Ülkemizde yaşanan her büyük deprem gibi Elazığ Depremi de depreme ne kadar hazır olduğumuzu gün yüzüne çıkardı.(!) Acımız büyük, fakat bir yandan son gelişmeleri takip ederken bir taraftan da bazı kişilerin depremler hakkında yaptığı tahminlerle ilgili haberler de gözümüzden kaçmıyor. Belki de bu tahmincilerin en meşhuru Dyson Lin. Kendisi 21 ocak tarihinde Türkiyenin doğusunda bir deprem olacağını ve herkesin dikkatli olması gerektiğini söylemişti. Nitekim tam 3 gün sonra, başta Elazığ ve Malatya olmak üzere birçok şehrimizi etkileyen bir deprem yaşandı. Şimdi, bu şahıs bir şarlatan mı yoksa gerçekten bilgi birikimine sahip mi yakından inceleyelim.
Öncelikle bahsi geçen şahıs Akhisar depreminden 8 saat önce bir deprem olacağının haberini vermiş, deprem onun söylediği büyüklükte  olmasa da bir deprem yaşanmıştı. Bununla yetinmeyip bir de doğu illerimizde, daha doğrusu Karsta bir deprem öngörmüştü, yine büyük bir deprem olacağını söylemiş ve maalesef bu tahmini de doğru çıkmıştı. Lakin bazı tutarsızlıkları da gözden kaçacak gibi değil. Örneğin Kars ile Elazığ arasında 500 km gibi bir mesafe var. Bu rakam hiç de azımsanacak bir mesafe değil. Ayrıca Ermenistan, Gürcistan ve İran gibi ülkelerin de depremden etkilenmesi mümkünken neden sadece Türkiye için uyarı yaptığı da bir muamma. Yine kendisi İstanbul ve Silivri için şiddetli bir deprem olacağını ve İstanbulluların şehri terketmesini istemişti. Fakat attığı bu tweetten birkaç saat sonra İstanbul’un güvenli olduğunu, insanların burada korunabileceklerini iddia etti.

Yerküre hareketlerinin bu kadar kısa sürede değişebilecek bir hızda yaşanması mümkün değil ve kendisi bütün tahminlerini ölçümlerden çıkardığını söylüyor.

Aslında problemlerden biri de bu. Şahıs hiçbir bilimsel tutarlılığı olmayan herkesin kendi evinde yapabileceği birtakım aletlerlerden aldığı sinyallerle tahmin yapıyor, üstelik yaptığı cihazları da 2000 dolar karşılığında satıyor! Hatta bir ara domatesten aldığı sinyalin bir tahminine ilham kaynağı olduğu söylenmişti. Attığı bazı tweetlerde de kendini öven bazı ifadeler mevcut.  Sonuç olarak o veya bu şekilde, birtakım tahminlerde bulundu ve tahminleri bir oranda doğru çıktı. Fakat bazı hareketleri ve ithamlarıyla da kaostan faydalanıyormuş gibi bir görüntü çiziyor.

Bu tarz resmi kurumlarca onaylı olmayan ve domatesten medet uman bir adamın tahminlerine körü körüne ve inanmak ve başka hiçbir kişi ya da kurumun sözlerini ve açıklamalarını gözetmeden hareket etmek, panik ve kaostan başka birşey getirmeyecektir.

Nitekim NASA’da çalışan bilim insanımız Umut Yıldız da  Dyson Lin’in tahminlerinin doğru ve tutarlı olmadığı görüşünde.

Depremler öyle sandığımız kadar öngörülemez değil. Örneğin Prof. Dr.  Naci Görür, Ekim 2019’da katıldığı bir programda Doğu Anadoludaki fayların çok uzun zamandır uykuda olduğunu, ciddi bir stres birikmesi yaşandığını ve her an bir stres boşalmasının yaşanabileceğini belirtmişti.

Bu açıklamasından tam 3 ay sonra da Elazığ’da 6.8 ile sarsıldık. 

Sonuç olarak hiçbir konuda bilimden ayrılmamalıyız. Bütün projeleri bilimsel olarak değerlendirip karar vermeliyiz. Dyson Lin’nin tahminlere körü körüne ve inanmak ve başka hiçbir kişi ya da kurumun sözlerini ve açıklamalarını gözetmeden hareket etmek, panik ve kaostan başka birşey getirmeyecektir.

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.