Merhaba! Bu yazıda size savaşların seyrini değiştirmiş, İngiltere Kraliçesi Victoria’nın dostu, Oxford Üniversitesi’nden fahri doktora almış ve “İlahi Komedya” yı ve daha onlarca dünya başyapıtlarını Türkçe’ye ilk kez çeviren bir Osmanlı Diplomatını anlatacağım: Kostaki Musurus Paşa.

Musurus Paşa, tam adıyla Kostaki Musuros (Κωστάκης Μουσούρος), 1807 yılında Girit kökenli bir tüccarın oğlu olarak İstanbul-Fener’de doğdu. Zengin bir sülaleden gelen Musurus Paşa’nın akrabalarından valiler,sefirler ve nazırlar da bulunuyordu. Ailesi Musurus’un eğitimine bir aile geleneği olarak önem göstermiş,saygın hocalardan dersler almıştır. Antik Yunanca,Latince,İtalyanca,İngilizce,Almanca ve Fransızca’yı küçük yaşlarda öğrenmeye başlamış. Felsefe ve Hukuk ile ilgilenmişti. Kıvrak zekası ve cana yakınlığı küçük yaşlarından itibaren onu tanımlayan özelliklerdendir. Yakın çevresinin Osmanlı Devleti’nin önemli pozisyonlarında görev alması onun ileride diplomatlığı seçmesinde dikkate değer bir rol oynamıştır.

Sisam Kaymakamlığı:
Babasının ölümüyle birlikte Hariciye Nazırlığı’na memur olarak giren Musurus Paşa derin bilgisi ve devlet adamlığına olan yatkınlığı sayesinde 1834’te ilk görev yeri olan Sisam Adası’na kaymakam olarak atandı. 5 yıl boyunca şehri yönetmiş,adada çıkan bir isyanı kansız sona erdirmesi dikkat çekmişti.

Atina Elçiliği :
Görevine 1840 yılında Atina’da ilk Osmanlı elçisi olarak devam etti. Yunanistan,Osmanlı’dan 1829’da bağımsızlığını kazanmıştı ve başkent Atina’ya atanan ilk Osmanlı büyükelçisi bir Yunan olan Musurus Paşa’ydı. Yunan Krallığı Ege Denizi’ndeki adalarda Türk yerleşimlerine saldırıyor,halkı göçe zorluyor ve Anadolu’daki Rum halkını isyana teşvik ediyordu.Aynı zamanda Türk mallarından katbekat vergi alıp Osmanlı’ya ticari ambargo uyguluyordu. Musurus Paşa ilişkilerin güçlendirilip bu sorunların çözülmesi için tüm gayretiyle çalışmış, Rum çetelerin yakalanmasından ticaret vergilerinin azaltılmasına kadar birçok başarıya imza atmıştı. Bu başarıları onu Milliyetçi Yunan Cephesi’nin hedefi haline getirdi ve bir suikast sonucu öldürülmekten kıl payı kurtuldu. Can tehlikesi sebebiyle İstanbul’a dönen Musurus Paşa’nın rütbesi yükseltilmiş ve Viyana Büyükelçiliği’ne atanmıştı.

Viyana Elçiliği :
Paşa,Viyana’ya geldiğinde Avusturya-Rus Çarlığı savaşı patlak vermiş binlerce Macar Osmanlı sınırına sığınmıştı. Mültecilerin bir planla Balkanlar’a iskan edilmesini sağlamış Avusturya-Rus Savaşı’nın seyrini değiştirip savaşı Osmanlı lehine çevirecek çok önemli bürokratik hamleler yapmıştır. Avusturya’da da düşman kazanmaya başlayan Paşa ,Prens Schwarzenberg’in talebiyle görevden çekilip İstanbul’a dönmüştü.

Londra Elçiliği :
En önemli elçiliklerden biri olan Londra Büyükelçiliği’ne 1850 yılında atanan Musurus Paşa artık Şeyhüs Süfera yani “Elçilerin Şeyhi” olarak anılıyordu. Rütbesi elçilikten “Paşa” kademesine yükseltilmişti. Londra’daki ilk görev senesinde Kraliyet tarafından düzenlenen sanayi ve ticaret fuarına Osmanlı’nın katılımını sağlamıştı. Bu katılım ilerleyen yıllarda Osmanlı’nın yeni dünya devi adayı Birleşik Krallık’a tanıtılmasında önemli roller oynayacaktır. Fuarda düzenlenen yarışmalarda İstanbul’dan fırkateynle getirilen “Osmanlı Pavyonu” 7 altın madalyadan 3 ünü kazanmıştı.Kraliçe Viktoria sergiyi gezerken 100 sterlin değerinde bir kumaş almış ve Musurus Paşa , Kraliçe ile yakından tanışma fırsatını yakalamıştı. İlerleyen yıllarda Kraliçe’nin dostu olan Paşa, o yıllardaki Osmanlı-Avrupa-Rusya ilişkilerinde dikkate değer çalışmalar yürütmüş, Kırım Savaşı’ndaki İngiliz-Osmanlı ittifakını temelinden şekillendiren isim olmuştur. Oxford Üniversitesi’nden 1856 yılında fahri doktora ödülü almış ve bu ödüle layık görülen ilk Osmanlı vatandaşı ünvanını kazanmıştır.

Ayan Meclisi Mebusluğu:
 Yaşlılığının ilerlemesi ve eşinin ölümünden sonra İstanbul’a dönmüş ve Ayan Meclisi’ne seçilmişti. Mecliste vekilliğine devam ederken ustalık eserlerini sunmuştur.Yılların diplomatlık tecrübesi,birçok dile hakim olması ve sanatla birlikte edebiyata olan merağı bu yıllarda eser vermesini sağlamıştı. Dante Alighieri’nin başyapıtı “İlahi Komedya” yı Türkçe’ye ve Yunanca’ya çevirmişti.Bunun yanında Antik Yunan ve Roma’dan kalma birçok eseri de Türkçe’ye çevirmiştir. Yaşı sekseni geçmesine rağmen hala padişahlara danışmanlık yapmaya,gelen diplomatlara mihmandarlık yapmaya devam etmişti. Son yıllarında Arnavutköy’deki konağına çekilmiş ve ilerleyen hastalığına dayanamayarak 1891 yılında, 84 yaşında hayata veda etmiştir. Tanzimat Dönemi Osmanlı Devleti’nin anlaşılmasında önemli bir yeri olan Paşa gerçek manada bir devlet adamıydı. Ortodoks ve Rum kimliklerine bağlı kalıp aynı zamanda Türk ve Müslüman bir devlet için diplomatlık yapmış aydın bir insandı. Londra’daki görevi sırasında vefat eden eşinin cenazesine Kraliçe ve devlet eşrafı katılmıştı. Hayatı boyunca bilginin ve sanatın peşinden koşmuş ve bir elçiye göre gelecek nesillere eser bırakma konusunda en üst düzeye çıkıp bize nadide çevirilerini bırakmıştır. Saygıyla anıyoruz.

KAYNAKÇA :
İstanbul Dünya Ticaret Merkezi-Türkiye Fuar Albümü
Atlas Tarih Dergisi 58. Sayı, Sayfa 64
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kostaki_Musurus_Pa%C5%9Fa
https://www.academia.edu/30144616/KOSTAK%C4%B0_MUSURUS_PA%C5%9EA

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.