Bugün, elimize aldığımız her şeyin arkasında bir veya birkaç mucit yatmakta. Telefondan arabalara, giydiğimiz ayakkabılardan tırnak makasına kadar her şeyin bir mucidi var ve birçoğunu bilmiyoruz. Fakat bugün biz bu işe tersinden yaklaşacağız ve meşhur isimlerin bilinmeyen icatlarını araştıracağız.

1) Dalış Kıyafeti – Leonardo da Vinci
Evet, şu anki dalış kıyafetlerinin temelini da Vinci atmış. Kendisi kırklı yaşlarında, Milandaki evinde sessiz sakin otururken ,bir haber almış. Bu haber de , Osmanlının Venedik’i ele geçirmek için donanma kuvvetleriyle işgal etmesiymiş. Bunun üzerine da Vinci, hem askerleri korumak, hem de su altından gemilere saldırıp onları batırabilmek için bir kıyafet tasarlamış. Hatta o kadar ince düşünmüş ki, askerlerin tuvaleti gelir diye idrar torbası bile ekletmiş. Lakin bu “zarif” tasarım maalesef rağbet görememiş. Halbuki çok da güzel bir tasarımmış, hele ki 6,5 yaşındaki kardeşinizi korkudan bayıltmak istiyorsanız….


2) Metal Detektörü – Alexander Graham Bell
Herkes onu icat ettiği telefonla bilse de, Graham Bell metal detektörü üzerinde de çalışmalar yapmıştı. 1874 yılında Parisli mucit Gustavo Trouve, ilk elle tutulur metal detektörü icat etti. Gayet büyük olan bu detektör, toprağın altındaki metalleri algılayabiliyor ve yerini saptayabiliyordu. Bundan hareketle Graham Bell çalışmalara koyuldu. Aslında buna mecburdu da diyebiliriz çünkü Amerikan Başkanı James Garfield göğsünden vurulmuştu ve doktorların kurşunları çıkarması gerekiyordu. Fakat o zamanki teknolojiler kurşunun yerini bulacak bir güce sahip değildi. Graham Bell sonunda aleti üretebilmişti ve gayet de iyi çalışıyordu. Fakat başkanın yattığı yatağın içindeki metal yaylar ve yatağın iskeleti, makinenin kafasını karıştırdı ve kurşunların yerini saptayamadı. Başkan da 1881 yılının eylül ayında hayatını kaybetti.


3) Konuşan Bebekler – Thomas Edison
Fonograf ve şaibeli bir şekilde ampulün mucidi Edison, fonografın başarısından sonra, onu oyuncak bir bebeğin içine yerleştirmeyi düşündü. Bunun için fonografın ufak boyutlu bir prototipini yaptı ve içine bir kreş şarkısı kaydetti. Bebek hazırdı fakat ufacık tefecik , mini minnacık birtakım problemleri vardı. Örnek vermek gerekirse, bebeğin boyu 22 inch idi ,yani hemen hemen 60 cm idi ve ağırlığı da 2 kiloya yakındı. Kafası porselen, uzuvları tahta,gövdesi de tenekeden yapılan bu şirin mi şirin bebekler her şeye rağmen satışa çıkarıldı. İlk başta her şey gayet iyiydi. Yılbaşı zamanı çıkarılan bu bebekler peynir ekmek gibi satıyordu. Fakat insanlar kullanmaya başladıkça bu durum tersine döndü. Bebeklerin büyük kısmı, nakliye sırasında bozulmuştu ve ses çıkarmıyordu. Bir kısmının da sesi öyle kötü ve cızırtılı geliyordu ki, sanki bebeğin içinde fonograf değil de bir şeytan var gibiydi. Çocuklar da bir hayli korkmuştu bu durumdan. Ne yazık ki bu satış furyası sadece 6 hafta sürdü ve şirket bu 6 haftanın sonunda kapandı.Benden şimdilik bu kadar. Yepyeni bir yazıda tekrar görüşmek dileğiyle hoşçakalın…

https://youtu.be/_bgXH7U2Ja0  bebeklere ait ses kaydı

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.