Selam! Yılın son yazısıyla geldim.Hatırlarsanız ilk yazımda size depresyonun kısa bir tanımını yapmış ve depresyon hakkındaki yanlış algılardan bahsetmiştim.Bugün ise size mucize bir kitaptan bahsedeceğim.

Yazarın şahsına ve akademik kariyerine hayranlığımdan tamaaamen bağımsız olarak sizi bu kitapla tanıştırmak istedim. Depresyonun etkinliği klinik olarak kanıtlanmış ilaçsız tedavisi olarak tanımlanan ‘İyi Hissetmek‘ adlı bu kitap ilk kez 1980 yılında Dr.David Burns tarafından yazıldı.

Dr.David Burns

Yazar,Pensilvanya Üniversitesi’nde depresyonun nedenleri ve tedavisi üzerine yıllardır yapılmış çalışmaları toparlayarak hazırladığı bu kitapla kendi duygudurumunu anlamak ve kendine yardım etmek isteyenlere ilaçsız,özel bir yöntem sunuyor.Kitap,Bilişşel Davranışçı Terapi(BDT), temelinde yazılmış.

Peki BDT nedir?

Bilişsel Davranışçı Terapi,psikoloji ve psikopatoloji (ruhsal rahatsızlıklar) alanındaki bilimsel bulgulara dayalı olarak geliştirilmiş, bilimsel ilkelerin psikoterapi alanına uygulanmasıyla ortaya çıkmış çağdaş bir psikoterapi olarak tanımlanıyor.Davranışçı tedavide bireye tedavinin mantığı aktarılıp, kaygı verici durumlarla karşılaştığında kaçmak yerine, kaygıyla başa çıkmak konusunda ne tür yöntemler uygulayabileceği aktarılır.Tedavide danışan kişi ile terapist çeşitli sorunları belirlemek ve anlamak için, iyileşmeyi hedef alan bir işbirliği içinde düşünce, duygu ve davranışlar arasındaki ilişkiler konusunda çalışırlar.Hemen basit bir örnekle açıklayayım.Depresyon hastası bir birey olduğunuzu düşünün.Bu zamana kadar birçok psikiyatriste gittiniz ve yıllarca çeşitli ilaçlar kullandınız ancak zamanla ilaçlara bağımlılığınız artarken hastalığınızın hep yerinde sayıkladığını,kısacası psikiyatri kliniklerinde geçirdiğiniz onca zamanın boşa olduğunu fark ettiniz.Böyle bir durumda,bir psikoterapistin size uygulayacağı bilişsel terapi sizin hastalıktan kurtuluş biletiniz olabilir.Bu yöntemle,terapistiniz ile birlikte hastalığınız hakkında ortak bir fikir edinerek sorunu birlikte anlamaya, mevcut sorunun sizin düşünce, duygu ve davranışlarınızı ve gün içindeki işlevlerinizi nasıl etkilediğini belirlemeye çalışırsınız.Hastalığınızın şiddetine göre değişebilen bu seanslarla sizi depresyona iten şeyin ne olduğunu ve aslında hastalığınızın altında yatan gerçek sebepleri öğreneceksiniz.Hani hepimizin bildiği bir psikolog klişe cümlesi vardır,genellikle film/dizilerde rastlarız:Eveeet,X Bey şimdi de çocukluğunuza dönelim..

Aslında her ne kadar psikologların diline pelesenk olmuş bir kalıp cümle gibi görünse de aslındaaltında baya mantıklı sebepler yatan bir sorudur.Freud,kişinin sorunlarının çocukluk yıllarından kaynakladığını ve çocukluk döneminde yaşanılmış sıkıntılarının bilincdışına hapsolduğunu öne sürer. David Burns ise Bilişsel Terapiyi kendi sözleriyle şöyle ifade ediyor: ”Depresif hissediyorsanız, bunun nedeninin başınıza gelen kötü olaylar olduğunu düşünüyor olabilirsiniz.Kendinizi aşağı görüp mutsuz olmaya mahkum olduğunuzu düşünebilirsiniz,çünkü işinizde başarısızlığa uğramış ya da sevdiğiniz biri tarafından reddedilmişsinizdir.Yetersizlik hislerinizin kişisel bir kusurdan kaynaklandığını düşünüyor olabilirsiniz, mutlu ve tatmin olacak kadar zeki, başarılı, çekici, ya da yetenekli olmadığımza ikna olmuş olabilirsiniz. Olumsuz düşüncelerinizin sevgiden yoksun ve travmatik yaşanmış bir çocukluğun, miras aldığınız kötü genlerin ya da bir çeşit kimyasal ya da hormonal dengesizlik sonucu doğduğunu düşünebilirsiniz. Aklınız karıştığında başkalarını suçlayabilirsiniz:

“Her şey bu aptal şoförler yüzünden! Onlar olmasaydı harika bir gün geçiriyor olacaktım!”

Ve neredeyse bütün depresif insanlar kendileri ve dünya hakkında onlara özel ve korkunç bir gerçekle karşı karşıya olduklarına; ve bu kötü duygularının gerçek ve kaçınılmaz olduğuna emindirler.Kuşkusuz bu düşüncelerin hepsi içlerinde önemli bir gerçeklik taşır; kötü şeyler olabilir ve bazen hayat çoğumuza bir darbe vurur.Birçok insan korkunç kayıplar ve harap edici kişisel problemler yaşarlar.Genlerimiz, hormonlarımız ve çocukluk anılarımız, nasıl düşündüğümüz ve hissettiğimiz konusunda etkili olabilirler. Ve diğer insanlar can sıkıcı, acımasız ve düşüncesiz davranabilirler. Ancak kötü duygudurumumuz hakkındaki bütün bu teoriler bizi birer kurban yapma eğilimi taşırlar, çünkü sonuçların bizim kontrolümüz dışındaki bir şeylerden doğduğunu düşünürüz. Ne de olsa, insanların akşam saatlerinde araba kullanması, gençliğimizde bize yapılan davranışlar, ya da genlerimiz ve vücut kimyamız hakkında -ilaçlar dışında- yapabileceğimiz bir şey yoktur. Tersine, olaylar hakkında düşünme şeklinizi ve hatta temel değer ve inançlarınızı bile değiştirebilirsiniz. Ve bunu yaptığınızda, duygu durumunuzda, görünüşünüzde, ve üretkenliğinizde derin ve sürekli değişiklikler yaşayacaksınız.

İşte, Bilişsel Terapi kısaca bu demektir!”

Kitapta birçok davranışımızın altında yatan gerçek sebepler yazar tarafından açıklanıyor ve tuhaf bir şekilde hak veriyor ve ikna oluyorsunuz.İlk okumaya başladığımda biraz önyargıyla başladığım bu kitapta yazarın şu sözleriyle irkildiğimi anımsıyorum:”Örneğin, belki şu anda bu kitap hakkında bazı duygu ve düşünceleriniz var. Eğer bu kitabı depresif ve güvensiz hissettiğiniz için elinize aldıysanız,olaylarla ilgili olumsuz ve kendinizi eleştİren bir biçimde düşünüyor olabilirsiniz:”Ben işe yaramazın tekiyim. Neyim var benim?

Hiç iyi olamayacağım. Bunun gibi saçma bir kendine yardım kitabı muhtemelen benim işime yaramayacaktır.Düşüncelerimle ilgili bir problemim yok benim!

Problemlerim gerçek.”Eğer kızgın ve bıkkın hissediyorsanız,”Bu Dr. Burns sadece bir üçkağıtçı ve zengin olmaya çalışıyor.Ne dediğini kendisi de bilmiyor” diyorsunuzdur belki..” 😮 Ayrıca kitapta uygulamalı birçok örnekten tutun yazarın kendi geliştirmiş olduğu Burns Depresyon Ölçeğine kadar birçok şey var.Yani kitap tamamen sizin için tasarlanmış.Denemekte fayda var bence.Yazarımızın da dediği gibi iki Prozac hapı fiyatına almak mümkün,hem yan etkisi de yok 🙂

Unutmadan,bu kitabın hiçbir profesyonel terapi yerine önerilmediğini hatırlatmamda fayda var ancak depresyon ya da kaygı şikayeti olan,’iyi hissetmek’ isteyen herkese iyi geleceğine eminim.İyi hissetmek harika bir duygu,kara bulutların güzel yüzünüzü gölgelemesine izin vermeyin!

Hoşça ve sevgiyle kalın..

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.