21.03.2020 günlerden Cumartesi.

Bugün İspanya’nın Katalonya bölgesinde olan Tarragona şehrinde kendimizi evlere kapatmamızın 7.günü.

Bu sürece nasıl geldik? Çok mu geç kaldık?

Öncelikle ben Esmanur KILIÇ. Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği öğrencisiyim. Okulumuzun dahil olduğu ERASMUS+ programı kapsamında öğrenim hareketliliğine katıldım. 12 Şubat 2020 tarihinden itibaren de İspanyadayım.

Çok yakın bir tarihten bahsediyorum henüz 2 ay bile tamamlanmadı. Bu süreç içerisinde eğitim faaliyetine başlamanın tehlikeli olabileceği aklımızdan bile geçmiyordu. Bizi uyardıkları tek konu yanınıza maske alın ve havaalanlarında sakın maskesiz dolaşmayın oldu. Hatta bu süreç içerisinde İtalya’da dahi öğrenim hareketliliğine başlayan arkadaşlarımız vardı. Ne yazık ki hiçbir şey düşünüldüğü gibi olmadı. İspanya geçtiğimiz son 15 gün içerisinde önlemlerini almaya başladı ancak bu gerçekten yeterli bir süre mi bilemiyorum…

Bu yazımda sizlere İspanya’da bulunduğum bu sürecin nasıl hızlı ilerlediğini ve tehlikeli bir hale dönüştüğünü anlatmak istiyorum.

Bizlere okulumuzun ERASMUS ofisinden gelen ilk mail 28 Şubat 2020’de Koronavirüs (COVID-19) hakkında genel bir bilgilendirme idi ancak bu mail genel olarak İtalya’yı, İtalya’daki Başkonsolosluklarımızın ve Büyükelçiliğimizin iletişim bilgilerini ve oradaki öğrencilerimizin geri dönme talepleri ile ilgili soruları içeriyordu. Bu durumu o zamanlar bu kadar ciddiye almadığımızdan tatil planlarımızı yapmaya devam etmiş hatta 7 Mart’ta ilk gezimizi düzenleyip trene binmiştik.

Peki bunları neden yaptık?

Çünkü o zamanlar bu tarz faaliyetlerin tehlikeli olduğundan haberimiz yoktu. Okullar açık, havalar sıcak, festivaller hakkında konuşuluyor, insanlardan bazıları denize bile giriyordu ve İspanya’daki veya Türkiye’deki okulumuz bununla ilgili bize bir bilgilendirme yapmamıştı. Ta ki 14 Mart’a kadar. 14 Mart’ta ERASMUS koordinatörlüğünden aldığımız e-postada eğitim hareketliliğimizi iptal ettirmek istersek bunu mücbir sebep olarak göreceklerini belirtmişlerdi ancak bahsettiğimiz tarihlerde zaten (13 Mart itibari ile) Türkiye, içinde İspanya’nın da bulunduğu 9 Avrupa ülkesine yönelik uçuşlarını askıya alma kararı aldı. Bundan sonra gelişen her şey çok hızlıydı. 15 Mart akşamına kadar birçok e-posta almaya devam ettik ve Türkiye’den 17 Mart gecesi saat 00:00’a kadar dönmek şartı ile uçuşlara izin verildiğinin haberi geldi. Ancak baktığınızda Barcelona Havaalanından 2 uçuş bulabiliyordunuz ve bunların fiyatları 2000 TL’den aşağı değildi maalesef.

Ben ve arkadaşlarım geri dönmeme kararını çok tereddüt etsek de almıştık. Hem bu süreçte İspanya’da OHAL ilan edilmiş ve okullar dahil birçok bar, kafe, alışveriş merkezleri kapatılmış, festivaller ve diğer tüm toplu aktiviteler en az 15 günlüğüne iptal edilmişti. Yakında şehrin ve Havaalanının kapatılacağından bahsediliyordu. Ancak öyle bir şey olmadı ve şu an hala açık. Uçuşu olan ülkelere veya şehirlere gidebiliyorsunuz. Bu sebepten bizde diğer insanlar gibi marketlere gittik ve bu 15 gün için erzaklarımızı aldık. Evet haberlerde okunduğu gibi ilk gün insanlar biraz daha panik halinde idi tuvalet kâğıdı değil ama et ve su reyonu tükenmiş gibiydi.

Buna rağmen hiçbir şey tükenmedi her gün yenilenen marketler sayesinde ilk 2 gün olan panik anı sonrasında geçmiş ve 15 Mart akşamı itibari ile gerekli bir durum olmadıkça insanlar dışarı çıkmamaya başladı.

Bu gerekli durumlar neler?

Markete gidebiliyorsunuz ama bu süreçte yolda yürürken insanlarla aranıza mesafe koymanız ve gerekli tedbirleri almanız tavsiye ediliyor eldiven ve maske gibi hatta bazı marketlerin girişinde dezenfektan ve eldiven bile dağıtılıyor.

Eczaneye gidebilirsiniz ama tedbirlerinizi almanız gerek. Herhalde burada en çok şaşırdığım görüntü 13 Mart günü bir eczanenin önünden geçerken gördüğüm o uzun sıra idi. Eczanenin içinde çalışan hariç sadece iki müşteri vardı. Kalan insanlar dışarıda aralarında 100 metre ile sıra olmuş bekliyorlardı kimse ya maske, eldiven biter gibi bir korkuya kapılmış gözükmüyordu. Üzücü de olsa düşündürdü. Bizde de acaba yaşlısı genci her biri bu şekilde sırada bekler miydi?

Diğer bir gerekçe ise hayvanlarınızı gezdirmek. Burada sokak hayvanı hiç yok (yani en azından ben görmedim) ama neredeyse her ev sahibi en az bir evcil hayvana bakıyor bu sebeple gerekli tedbirleri alarak onları gezdirmelerine izin veriliyor.

Başka güzel bir konu ise her akşam 9’da motivasyon için, doktorlara destek için insanlar bir alkışlama başlatıyorlar ve herkes balkonundan buna eşlik ediyor. 

Okullar online bir şekilde devam ediyor. Her öğretmen okulun kullandığı web sitesi üzerinden kendi konuları ve eğitim yöntemleri ile kimileri canlı, kimileri notlar ve slaytlar ileterek derslerine devam ediyorlar.

Her dersin öğretmeni size kendi işleyişi ile ilgili bilgilendirme metni gönderiyor. Bunun yanı sıra benim burada devam etmiş olduğum okul Universitat Rovira I Virgili bizlere İspanya’nın durumu neler yapabileceğimiz, nelere hazırlıklı olmalıyız ve bu süreç ile ilgili bilgilendirmeler göndermekte. Bununla ilgili tek kötü yanı belki de bu bilgilendirmelerin bazılarını bizlere Katalanca iletmeleri olabilir. Kendilerinin resmi dili Katalanca olsa da biz ERASMUS+ ve diğer International öğrencilerine yönelik bir tutum sergilemesi gerektiğini de düşünüyorum.

Peki biz neden dönmedik?

Her halde ben dahil birçok arkadaşımın psikolojik olarak zorlayan bir soru da bu. Öncelikle durum bu kadar ciddileştiğinden itibaren bizlere hem İspanya da bulunan Türkiye Başkonsolosluğundan hem de Türkiye’deki okulumuzdan mail aldık ve onlara konumumuzu ve iletişim bilgilerimizi iletmiş bulunmaktayız. Yani sonuç olarak başka bir ülkede olsa dahi burada asla yalnız değiliz. Asıl sorun tamamen psikolojik. Buradaki durum ailelerimize ve arkadaşlarımıza yanlış iletildiği veya yansıdığı için birçok kez dönmemiz gerektiği ve belki de yanlış yapıyorsunuz gibi ithamlarla baş etmek durumunda kaldığımız için en nefret ettiğimiz soru olabilir. Bu artık pandemik bir hastalık yani her yere yayılmış bir durumda. Bizlerin buradan dönmesi dışarı çıkmamız, tren veya otobüs ile Barselona Havaalanına ulaşmamız ve sonrasında tekrar Türkiye’nin en büyük havaalanlarından birine iniş yapmamız ve yine toplu taşıma kullanarak ailelerimizin yanına gitmemiz demek. Bu son derece tehlikeli bir durum. Hem bizler hem de sevdiklerimiz için. Bu virüsün bu kadar yayılmasının sebebi insanların bunu bilmemesi veya umursamaması ve sonrasında seyahat etmesinden kaynaklı.

Şu an bulunduğumuz ortamdan çıkıp hasta veya taşıyıcı olmak sadece bizler için değil herkes için tehlike demek. Artık herkes işin ciddiyetine varıp evinde veya kalabildiği en güvenli yerde tüm bu tehlikeler azalana veya bir çözüm yolu bulunana kadar beklemeli ve panik yapmamalı. Bence tüm çalışanlar ve okuyanların hayal ettiği bir şey oldu gibi düşünmeliyiz.

Evimizde durup dinlenebileceğimiz uzun bir zamanımız var ve bu süre keşke vaktim olsa da şunu izlesem/okusam veya vaktim olsa da şunu öğrensem dediğimiz şeyleri yapma zamanı.

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.