Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Dünya’da yaklaşık 300 milyon,Türkiye’de ise 3 milyon 260 bin kişinin depresyon hastası olduğunu biliyor muydunuz?

Peki depresyon nedir?

Depresyon, günümüzde birçok insan tarafından yanlış algılanıyor.Sanılanın aksine depresyon,yaşanan bir olayın ardından hissedilen üzüntüyle belli bir süre için eve kapanmak ya da sonbahar gibi kasvetli ve hüzünlü bir mevsimde geçirdiğimiz anlık bunalımlar değildir. Depresyon bir süreç değil ,               profesyonel yardım gerektiren bir hastalıktır.

Genel bir tanımını yapacak olursak depresyon;kişilerde haftalarca ya da aylarca devam eden bir isteksizlik hali,hayattan zevk alamama,özgüvenin giderek azalması,umutsuzluk ve gelecek kaygısı gibi negatif hisleri kapsayan bir duygu durum bozukluğudur.Bununla beraber kişi kendini değersiz ve çaresiz de hissedebilir.Etrafında yaşanan negatif gelişmelerden (onunla hiç ilgisi olmasa dahi) kendini sorumlu tutar.Yemek yemek,giyinmek ya da duş almak gibi zorunlu ihtiyaçlarını gidermekte güçlük çekebilirler.’Şiddetli depresyon’ olarak adlandırılan majör depresyonda ise durum daha da ciddileşebilir.Tedavinin hiç uygulanmaması ya da geç kalınması halinde alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı,intihar ya da kişinin vücuduna verebileceği ciddi zararlar gibi olumsuz durumlar oluşabilir.Depresyonda olan çoğu birey başlarda durumunun farkında olmaz ya da geçici bir durum olduğunu veyahut karakterinin böyle olduğunu düşünebilir.Farkında olduğu durumlarda dahi hasta,hasta olduğunu kabullenmez ve tedaviyi reddedebilir.Bu gibi durumlarda aile üyeleri ya da arkadaş çevresi durumun farkında olurlar ancak ne yapacaklarını bilemezler.Hastayla iletişim kurmaya çalışırlar ve birkaç başarısız denemenin ardından genellikle pes ederler. Özellikle ergenlik döneminde tedavi edilmeyen vakalar intiharla sonuçlanabilir.

Bazıları ise hastalığı ‘şımarıklık’ olarak da değerlendirebilir.İlgi açlığı,özentilik,popüler kültür..Geçenlerde Twitter’da Riff-Raff adlı filmin konuyla ilgili bir repliğini gördüm mesela ‘’Depresyon burjuvalar içindir.Biz sadece sabah uyanır ve yollara düşeriz hepsi bu.’’ Yazının başında da bahsetmiş olduğum ‘yanlış algı’nın bir ürünü bu da.Depresyon bizim çağımızın sorunu.Her yıl binlerce insan işsizlik,gelecek kaygısı,çevre baskısı gibi birçok nedenden dolayı intihar ediyor.Bunun depresyon ile ne ilgisi var mı diyorsunuz? Her işsiz insan intihar etmez ancak işsizliğin yarattığı bunalımdan dolayı depresyona giren bir insan intihar edebilir.

Sadece depresyon değil,daha birçok mental hastalık günümüzde yeterince ciddiye alınmıyor.Bir insanın hayatının tehlikede olması için illa fizyolojik olarak bir belirti göstermesi mi gerekir? Öyleyse size depresyonun fizyolojik bir etkisinden bahsedeyim.Depresyon,beyindeki hipokampüs bölgesini küçültüyor.Bundan dolayı serotonin hormonu salgılanışı yavaşlayarak hastalık ilerledikçe durma noktasına kadar geliyor.Majör depresyon hastası bir insanın hayatı da kanser hastası bir insanın hayatı kadar tehlikede değil midir? Majör depresyon hastası bir insan ve kemoterapi alan bir kanser hastasını hayal edin.Eğer kemoterapi işe yararsa ve hastanın motivasyonu da –ki uzun süreli ve sonuç alınamayan kemoterapilerde hasta umutsuzluğa kapılıp motivasyonunu kaybederse bu da bir depresyon belirtisidir-yerindeyse hasta iyileşebilir ancak iyileşen hasta tekrardan kansere yakalanabilir.Bu durumda hastanın hayatı kendi elinde değildir.Majör depresyon hastası bir insana bakacak olursak eğer tedaviden sonuç alamazsa umutsuzluğa kapılıp hayatına son verebilir.Ruhsal sağlığı yerinde olmadığına göre teknik olarak o da hastalığı yüzünden ölmüş olur.Eğer sosyal medyanın depresyon hakkında yarattığı saçma algıdan sıyrılıp biraz araştıracak olursanız bana hak vereceğinizi düşünüyorum.

Depresyon bir burjuvazi ürünü değildir,toplum tarafından farkında olunması ve bilinçlenilmesi gereken çok ciddi bir hastalıktır.Eğer çevrenizde depresyonda olduğundan şüphelendiğiniz bir yakınınız varsa çok geç olmadan ona yardım eli uzatarak profesyonel bir destek almasını sağlayın.Eğer siz depresyonda olduğunuzu düşünüyorsanız lütfen en kısa sürede profesyonel bir desteğe başvurun. Linke tıklayarak Beck Depresyon Ölçeği’ni deneyin.Tek başına hastalık teşhisi koymasa da yardımı dokunacağını düşünüyorum.

Yaşama sevincinizi ve umudunuzu hiçbir zaman kaybetmemeniz dileği ile..Hoşçakalın!

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.