Son günlerde ülkemizin yaşadığı korkunç depremler, hepimizi paniğe sürüklüyor. Fakat, sadece paniğe sürükleyip orada bırakıyor.

Ne yazık ki ülkemizde depreme hazırlık konusunda ciddi eğitim verebilecek kurum ve kişiler yok denecek kadar az. Yıllardır okullarda öğretilmeye çalışıyor bu konu fakat küçük bir deprem olduğunda ortaya çıkan can ve mal kaybından anlıyoruz ki etkili olamıyor. Burada sorumluluk bizlere düşüyor. Basit derecede önlemlerimizi alıp deprem anını minimum panikle atlatabilirsek can kayıplarını en aza indirmiş oluruz. Bunun için en temel konulardan biri olan deprem çantası bizim için çok önemli.

Peki nedir deprem çantası, içinde neler olmalıdır?

Önce bu soruyu aydınlatalım. Deprem çantası, depremden sonra temel yaşamsal faaliyetlerimizi sürdürmemizi sağlayacak eşyaları ve enkaz yerlerinde depremzedelerle ve çevredekilerle iletişime geçebileceğimiz aletleri içeren çantadır.

Deprem çantası, taşınabilecek en uygun boyutta olmalıdır, devasa bir çantayı o anki panikle taşımak çok güç olabilir.

İçindeyse temel ihtiyaçlarımız olan (küçük bir şişe su, paketli bir yiyecek, el feneri, düdük, makas, çakmak, ilk yardım aletleri, bir miktar para, varsa sürekli kullanılan ilaçlar…) olmalıdır.

Çanta çok kalabalık olmamalı, gereksiz eşyalarla doldurulmamalıdır. İçindeki yiyecek ve ilaçların belirli periyotlarla (6 ayda bir) yenilenmesi gerekir.

Bir başka husus da deprem çantasının yeri.

Genelde ortalıkta bulunmasın diye bazaların altlarında ya da dolapların ücra köşelerinde beklemeye mahkumdur deprem çantası.

Oysaki, bizi deprem sonrası hayatta tutacak önemli bir çantadır bu yüzden evin çıkış kapısına yakın bir yerde tutulmalıdır.

Yanımıza alamadığımız takdirde bize hiçbir faydası olmaz.

Deprem için alacağımız küçük önlemler, büyük kayıpları önler, felaketleri en aza indirir.

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.