Bir mücadele, bir direniş ruhu ve Bir milletin ayağa kalkmasının tezahürü…

Tarihte bugünün bir önemi de yüce meclisin açılış tarihidir. Atatürk de meclisin açılışı gibi önemli bir günün çocuk bayramı olarak kutlanılmasını istemiştir.  Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih sahnesine çıkışını gösteren, en önemli siyasi güç olduğundan dolayı meclisimiz büyük kurtuluşun mihenk taşlarından birisidir. Türkler TBMM ile ilk defa bir meclis ile tanışmıyordu. Daha önceleri de Osmanlı başkentinde meclis bulunmaktadır. Bilindiği üzere 23 Nisan 1920’de TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) açıldığında Türkiye 44 yıllık (1876-1920) bir parlamento tecrübesine sahip idi. Özellikle II. Meşrutiyet sonrası itibariyle dört seçim (1908, 1912, 1914 ve 1919 seçimleri) geçirmiş olan Osmanlı Devleti hürriyet, istiklal, millî irade, hâkimiyet-i milliye, anayasa, meclis gibi kavramlarına adeta alışkınlar idi.

Sultan Vahdeddin’inin 11 Nisan 1920’de baskı sebebiyle son Osmanlı Mebusan Meclisi’ni süresiz tatil etmesiyle, İstanbul’dan kaçabilen milletvekilleri soluğu Ankara’da aldılar ve yeni meclisin ilk neferleri oldular. 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılması, millî iradeye dayalı bir yönetimin kurulması yolunda 1876’dan beri kabul edilmiş anayasa ve parlamento tecrübesine dayalı taze bir başlangıçtı. Heyet-i Temsiliye adına Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Millet Meclis’in açılışına dair bilgilerle gönderdiği 21 Nisan 1920 tarihli yazıda şöyle söylemiştir: “Vatanın istiklâli, hilafet ve saltanat makamının kurtarılması gibi en mühim ve hayatî vazifeleri ifa edecek olan Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü Cumaya tesadüf ettirmekle bereketli oluşundan istifade ve açılış öncesi bilumum mebusîn-i kiram hazarâtıyla Hacı Bayram-ı Veli Cami-i şerifinde Cuma namazı eda olunarak envâr-ı Kur’an ve salâttan istifâza olunacaktır. Cuma namazından sonra sakal-ı şerif ve sancak-ı şerifle meclise gidilecektir.”

Meclisin açılacağı güne kadar Ankara’ya İstanbul’dan 120 kadar mebus ulaşmıştır. Kalan milletvekilleri, şehirlerin ileri gelenlerinden seçilmişlerdir.  Hacı Bayram Cami’nde kılınan Cuma Namazında müthiş bir kalabalık vardı. Namazdan sonra herkes tekbirlerle Meclis’e doğru yürüyüşe geçti. Büyük Millet Meclisi binası, 20. yüzyıl sonralarında inşa edilmiş ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin işleri için kullanılan bir bina idi. Zamanında Enver Paşa tarafından yaptırılmıştır fakat savaş ekonomisi çok darda kaldığı için sonradan vazgeçilmiştir. Binanın bazı yerlerinde kiremitleri bile yoktu. Çatısı damlatıyordu. Bu hali gören yerli halk kendi evlerinden kiremit sökerek meclise getirmiş ve bina tamamlanmıştı.

Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı sırasında çöken ekonomiyi bir nebze dengelemek için bazı ek vergiler çıkarmıştır. 1919 yılında Mebusan Meclisi’nde alınan bir karar ile “ağnam vergisi” dört katına çıkarılmıştır. Son Osmanlı Mebusan Meclisi işgal yüzünden kapatılmadan önce ağnam vergisinin (küçükbaş hayvanlardan alınan vergi olarak bilinir) sekiz misline kadar yükseltilmesi gündemdeydi. Yeni Meclis Ankara’da açıldıktan sonra Mebusan Meclisi’nin bıraktığı yerden aynen gündem devam etti. Zaten yeni meclisin üyelerinin çoğunluğu İstanbul’dan gelen önemli milletvekilleri idi.  24 Nisan 1920’de ağnam vergisi kanunu çıkarıldı. Bu kanunla Büyük Millet Meclisi’nin Mebusan Meclisi’nin devamı olduğu anlaşılmaktadır.

23 Nisan 1920’de, Ankara’da açılan Birinci TBMM bir savaş meclisi idi. İşgal edilmiş bir ülkenin kurtarılması için mücadele eden, aynı zamanda yeni bir devletin temellerinin atılmaya çalışıldığı olağanüstü bir meclisti. Zaten son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nın büyük çoğunluğu Müdafaa-i Hukuk grubuna mensuptu. Biraz da iki meclis arasında gözlenen benzerliğin esas sebebi buydu.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun…

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.