21. yüzyılda bilginin ulaşılabilirliğinin ne kadar kolay olduğunu hepimiz biliyoruz ve hayatımızın her noktasında da bunu fark etmeye devam ediyoruz. Bunun en belirgin nedenleri arasında teknoloji ve bilgi teknolojileri yer alıyor. IOT, Big Data, web tarayıcıları gibi birçok araç bize bu kolaylıkları sağlıyor. Gündelik hayattan bir örnek vermek gerekirse akşam yemeği için menümüzü planlarken web tarayıcıları bizim için harika bir kurtarıcıdır. İş hayatından bir örnek vermek gerekirse iş ortaklığı yapan iki şirketin iletişimi sağlaması açısından elektronik posta ve görüntülü görüşme uygulamaları gibi platformlar vazgeçilmez araçlardır. Okul hayatından bir örnek vermek gerekirse de şu an pandemi sebebiyle eğitim-öğretimin her jenerasyonunda online platformlar kullanılmaktadır. Ders anlatımları, ödevlerin verilmesi ve yüklenmesi, dersler için oluşturulan proje gruplarının ekip çalışmasını gerçekleştirmesi konularında okulların ders platformları eğitim-öğretimin devamlılığı için çok önemli birer faktördür. Bu online platformlar, 2020 Mart ayından itibaren eğitim-öğretimin devamı için yaşamsal bir nitelik taşımaya başladı. Günümüzde teknoloji bu konumda olmasaydı eğer eğitim-öğretimin Mart 2020’de dünya çapında durmuş olduğunu görecektik. Fakat bu düzen sayesinde, geçtiğimiz yarıyılda, mezuniyet senesindeki öğrenciler okullarından mezun olabildiler. Diğer bir yandan, pandemi yüzünden online düzene geçilmesiyle home office olarak çalışan birçok şirket daha az maliyetle yüksek verim alarak çalıştığını fark etti ve bazı departmanlarını pandeminin atlatılmasından sonra bile home office olarak çalıştırmaya karar verdiler. Dünya çapında görülen tüm bu olumlu sonuçların bilginin ulaşılabilirliğine bağlı olduğunu görebiliyoruz. 

Pandemi haricindeki durumları ele alırsak eğer dünya gündeminin ülkeler arasındaki ve içindeki ulaşılabilirliğinden bahsedebiliriz. Örneğin, 30 Ekim 2020’de İzmir Deprem’i gerçekleşti ve 15 dakika içerisinde tüm ülke ve dünya bundan haberdar oldu. Çevre ülkelerden geçmiş olsun bildirimleri ülkemize ulaştı, ayrıca ülke içerisinde de çok büyük bir dayanışma gerçekleşti. Hatta bu dayanışmanın devamlılığını hala görebiliyoruz. Çadır kentlerde olan her bir durumu bilgisine ve depremzedelerin ihtiyaç listelerine sosyal medya üzerinden anında ulaşabiliyoruz. Bu şekilde hem duyarlılığımızı kaybetmiyoruz hem de ihtiyaç sahiplerine elimizden gelen yardımı ulaştırabiliyoruz. Bu sürecin bu kadar hızlı gerçekleşmesini de bilginin ulaşılabilirliğine borçluyuz. 

Peki, bilginin ulaşılabilirliğinin her zaman olumlu sonuçlar doğurduğunu söyleyebilir miyiz? Maalesef ki hayır. Bu kolaylık bazen olumsuz sonuçlar da doğurabiliyor. Örneğin, provokasyon amacındaki insanlar internete yanlış bilgiler yayarak insanları huzursuz edebiliyor, hatta hayati bir tehlikeye bile neden olabiliyorlar. Bu yüzden, bilgi kontrollü olarak ve güvenilir kaynaklarla sağlandığı sürece bizlere çok güzel bir kolaylık sağlar. Bu kolaylığı ancak bu şekilde sağlarsak bizlere olumlu sonuçlar doğurur. 

Bilginin ulaşılabilirliği, teknolojinin gelişimiyle birlikte günümüze kadar yükseldi ve yükselmeye devam edecektir. Bu durum gündelik hayatımızın merkezine biz fark etmeden dahil oldu. Buna bağlı olarak bizler de bu gelişime ne kadar ayak uydurursak bize olumlu geri dönüşü o kadar olacaktır. Bol bilgili günler…

Paylaş:

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.